Tuesday, 21 December 2010

cigercinin kopegi ya da sokak kopegi olmak???

Buyurken ne cok hikayeler dinlerdik. Sanki o zamanlar anlattiklarini kavrayabilirmisiz gibi bizi her eline geciren birseyler anlatir dururdu. Zihnimizde kirintilari kalan bizi hayallere goturen sesler olup kulagimiza akardi hikayeler. Belki simdi daha cok ihtiyacimiz var onlara... Neden mi?Bu sorunun cevabi benden... nasihatlarini, ahlaki ogretilerini ya da ikilemlerini yeni yeni anlar hala geldik de ondan- BüYüDüK.
Bir aydir sokakagimizda sirin mi sirin 4-5 aylik bir kopek var. gozunun cevresinde ve sirtinda kocaman iki siyah benek olan bembeyaz bir kopek. Bir de sevimli ki hinzir. Hemen kaynasiveriyor. Herkesle oynuyor... Benim huysuz pako bile bir tek hirlamadan onunla oynuyor.
Sokaklarda hoyratca zaman geciriyor... Bir bakmissin bizi takip ediyor, sonra bir anda bir baska kopege takilmis seni unutmus gidiyor...
Sonralari bahceli bir evde gecelemeye basladi. Geceleri geliyormus bahceye, karnini doyuruyormus, ev sahibesi de iyi bir kadincagiz yemek koyuyormus bir kaba gelir diye. Uc dort geceyi orada geciriyorsa, diger geceleri keyfine gore yasiyor hoyrat, serseri...
Butun Emirgan onun, butun sokaklar, butun cop kutulari, butun parklar... keyfi yerinde... ama havalar soguyunca uzulmeye basladim... donar diye korktum... onu taniyanlar bahcelerinde mukavvadan kucuk kulubeler yaptilar... artik kim de kalirsa o gece...
O bize kendini sevdiriyor, sabahlari gulumsetiyor biz de onun ozgurlugune sonuna kadar saygi duyuyorduk...
Bu aksam benimkini sahilde gezdirirken, ergenlere ozgu sarsaklikla koca patilerini toplamaya calisarak baktim karsidan yalpalayarak geliyor... Bu sefer boynunda bir tasma... yaninda bir adam...
Hemen bizimki atladi ustune... o da Pako ya... adam bir anda cekti onu... arkadaslar onlar cok oynarlar dedim ... ev mi buldu kendine aman ne iyi dedim... adam Nalan Hanim yanina aldi dedi... Pako yu yanina yaklastirmadan kopegin. Aman yeni yikandi ustu camur olmasin dedi... Sonra da ekledi... iyi yere kapak atti cigerler, tavuklar yiyor...
Ama dedim icinden artik parklari gezemiyor, pakoyla gonlunce oynayamiyor... rahatin bedeli bu kadar agir mi? (Hos rahata alisip bir zaman sonra oralari ozlemez olur- belki de kacar tekrar sokaklara kim bilir)
Sonra aklima biz geldi.. hepimiz... rahat edip guvende olacagiz diye ne kadar geri cekiyoruz kendimizi hayattan... rahatimiz bozulmasin diye dokuna miyor muyuz hayata?
Cigercinin kopegi olabilmek icin nelerimizi feda ettik? Ozgurlugumuzu kac kilo cigere sattik?

NOT: Sonra bunalim oldum 10 saniyede... icim sisti... aman dusunme bunlari dedim... dusunmeyeyim simdi ama yazayim ki unutmayayaim

Sunday, 5 December 2010

Teddy Bear

Amerikan film klisesi. aklimiza kazinmis bir kere... sarisin, zayif, duz sacli bir kiz cocugu... bas parmagi agizinda emiyor, elindeki battaniyesini yerlerde surukluyor, kolunun altinda ise oyuncak ayisi... teddy bear... oyle oyuncak deyip gecmeyin cok onemli kendisi... bir yeri sokuldugunde kiyametler kopuyor siz bir de kayboldugu ani dusunun...
ben pek hazzetmezdim bu teddy bear oyuncagindan. cocuklugumdan beri... tek hayvan figurlu oyuncagim Kuyrugu Kopasica Kemali isimli maymunumdu.
Iki sene once is yerine bir paket geldi. Koyu kahve uzerinde sik bir kirmizi kazakla York Teddy Bear i... beni hayretlere dusurecek sekilde kanim isindi kendisine... etrafta gezmeye basladi benimle... sonra gecen gun bu sefer pembe geceligi ile gobekli bir Alman Teddy Bear i geldi... once hoppa dedim ... bu nedir?
Simdi iki bear de etrafta... televizyon izlerken bile kucagimdalar...
Neden? Acaba cocuklugumla ilgili travmatik bir durum mu var?

bu nasil bir karma, nasil bir enerji akisi

huysuz bir insan degilim... az huysuz bir insanim... tamam tamam... ac oldugumda, sabahlari, bir isle mesgulken rahatsiz edilirsem, banyodan ciktigimda vucut kremimin bittigini farkettigimde ya da yerinde aradigim seyi bulamadigimda huysuz oluyorum... ama sonucta Grumpy but gorgeous bir insanim...
Bu huysuzluk yuzunden surekli basima gelen bir seyi paylasacagim... Ne zaman birine huysuzluk etsem hemen basima birsey geliyor. Ya disari cikarken anahtarimi unutuyorum, ya cep telefonumu unutuyorum ya da sokakta olmadik seyler basima geliyor.
Ikigun ust uste yasadigim iki olay bana pes dedirtti...
Babam aradi. O benden huysuz tabi... Soylendi soylendi... o soylendikce ben huysuz oldum ben de soylendim... evden ciktim ise gittim... bir de ne goreyim cep telefonumu unutmusum hem de en onemli gunde...
Ertesi gun annemle ayni seyleri yasadik... kadini bezdirdim canindan... evden cikarken anahtari unut... zekican i bekle saatlerce off ki off...
sonra farkettim... ne kadar cekilmezsem basima o kadar is geliyor...
evrene pozitif yolla sana pozitif donsun bu kadar mi calisiyor nedir?
Bu nasil bir karma? Bu nasil bir enerji akisi? Ne oluyor yahuu... icimize sine huysuzluk yapamiyacak miyiz???

Monday, 29 November 2010

voltrana ogutler- hizli atin bokun seyrek duser... Durun az biraz

Bizi dinleyenler, yasamimizi gozleyenler sanirlar ki hergun sokaklarda, herkesle ic ice yasiyoruz. Kulluyen yalan. Birimiz denizlerin eftalyasi mahallanin disina adim atmaz. Mahhale disinda agorafobisi tutuyor. Digeri hapsetti kendini dagin basinabulutlarin hareketi hayatindaki tek canlilik. Diger ikisi is binalarinin icinde elin hintlisi, alamani, hollandalisi laf anlat dur. Bu haldeyken bile basimiza binbir turlu dert aciyoruz. Cin mafyalarimi dersiniz (bknz urniko nun blogu), sanal alemde pavyona dusmek mi dersiniz ne ararsaniz var. Oturdugumuz yerden basimiz bu kadar belaya girerken, sokaklara atilsak neler olacak bilemedim.
Aslinda bunlarin hepsi voltranin temel ozelligi olan 'hizli atin boku seyrek duser' nedeni ile oluyor. Bir dursak burnumuzu surekli biseylere sokmasak olmaz yani...

Wednesday, 10 November 2010

maskulanist hareket

bu erkek irkina uzuluyorum... unlu dusunur Robbie Williams in dedigi gibi... tanri erkeklere bir penis ve bir beyin vermis ancak tekine yetecek kan dolasimi vermis... Bu minvalde dostlar, kendilerini kadinlarin ve dahasi feminist hareketin kolesi yapmislar haberleri yok.
Ataerkil toplumlarda kadin calismasa olur. Evde dursun, cocuk buyutsun, komsu gezsin, yemek yapsin vs. Modern cagda feminist hareketle bir de istersek calisir, istersek okur, istersek paraya para demez olduk. Bir elde 10 marifet yani. Ancak hala eski geleneklerin izindeyiz. Aman calistim uc bes sene simdi dogurucam kocam baksin bana... adam calisin iste off ben yoruldum. kimsecikler bu serzenisleri, kararlari ve daha sonrasinda hareketleri tuhaf karsilamiyor. Ancak bu zavalli, masim, sefil erkekler mahalle baskisi, erkeklik gururu gibi kisvelerin altinda kendilerinin ki yetmiyormus gibi bir de maaileyi gecindirme derdindeler. Tabiati ile agir bir sorumlulugun altinda eziliyorlar. uzun calisma saatleri yuzunden bitap dusuyorlar. Bir de ayy sen benimle artik ilgilenmiyorsun... bak sacimi boyattim hic farketmedin... off bugun haftasonu ne yatiyosun hadi gezelim gibi bir suru dirdira da muhattap oluyorlar. Babam benim okul musamereme gelmezdi hic o nedenle ezik, mahsun, boynu bukuk kaldim yetiskin olunca da depresif oldum gibi hic anlam veremedigim Amerikan filmi repliklerine maruz kalmamak icin insan ustu caba sarfediyorlar.
Isin matrak tarafi bu kadar ezildilerinin ve silik bir hayat yasadiklarinin farkinda bile degiller. Bu durumdan erkekleri kurtarmak, kurtaramasak da farkindalik yaratmak yine kadinlara dusuyor.
Simdi diyeceksiniz isin mi yok neden ugrasiyorsun... hakkaten isim yok... sokakta kalmis kopek yavrusu kadar acikli durumdaki bu varliklari bu durumdan kurtarmaliyiz... Dusundum tasindim... Femisnist hareket kendini tamamlayip post feminizme kadar ilerlemisken bu zavallilarin neden bir hareketi yok? Neden seslerini duyuramiyorlar? Tam esitlik olmadikca dunyaya huzur yok bilemezler mi bunu sefiller....
Bu nedenle yukarida ilk manifestosunu yayinlamakta olan maskulanist hareketi kurmus bulunmaktayim.
Soru: Maskulanist harekete destek olur musunuz?

Gardenyam acmiyor

2 hafya once cok guzel bir gardenya aldim. Gardenyanin guzel oldugunu dusunuyorum zira daha cicekleri goremedim. parlak yesil bol yaprakli hatta ciceklerin tomurcuklari da var...
lanet sey bir turlu acmiyor. Once kizdim soyledim. Cicekler anlarmis tatli konus dediler...
Canim bir tanem dedim optum.. dokunma kuser dediler.. ne nane cicek bu bee...
Cidekleri cok guzel acmis bir yalanci gulun yanina koydum. annem dedi cicekleri olan bitkinin yanina koy kiskanir acar... yok kiskanmadi... kendine guveni tam masallah...
Gardenyam neden acmiyo?

bir atalet bir siklet

Gecenlerde dusundum, gecenler de dediysem cok zaman once degil bir kac gunluk mesele bu... neden bir turlu aklimdakilerin hepsini yapamiyorum. Neden bu atalet neden bu siklet?
Ardi ardina siraladigim upuzun bir yapacaklar listesi. Hergun listeye yeni seyler ekliyorum ancak listeden hicbir sey eksilmiyor. Uzadikca uzuyor. Pehlivan tefrikasi oldu mubarek.
Bazen liste elimde bakakaliyorum. Bir sikinti bir ic bulantisi aglamakli oluyorum. Birileri birseyleri ne kadar iyi yaptigim konusunda gazliyor beni. Hafifce kendime geliyorum. Ben yaparim be ederimler... sonuc liste uzuyor hala eksilen yok...
Bir atalet bir siklet...
Sorum su... sizin liste ne kadar uzun?

Sunday, 31 October 2010

Inekler ve gizli gercekleri

Bir dolu insan, dolustuk bir transportar'a 4 gunde 5 sehir slogani ile ulkemin guneydogusunu kesfetmeye ciktik...
Bu yolculuktan hatirlarda kalacak cok ani olsa da... Batman mardin karayolunda, sikintidan otlayan kucuk ve buyuk bas hayvanlari sayarken aklima gelen cok onemli bir soruyu size de soracagim...
Inekler... Inekler ki koca kafalari, agir bedenleri ile... sabah aksam ot yiyip bir de onlari ogutemedigi icin midesinden cikarip tekrar tekrar cigneyen... Allah-u tealanin hikmeti ile yedikleri anlamsiz otlar bakrac gibi sarkan (tam tabir bulamadim cunku inek memesi gibi sallanan seylere inek memesi gibi sallanir derler yani genel benzetme imgesi bu zaten) memelerinden sut olup akar... bir bakarsin yulaf bulamaci, bir bakarsin balli zencefilli enerji deposu, bir bakarsin muhallebi olmus... Neyse bir inek memesine bu kadar gevezelik yeter...
Simdi bu inek memleri, hele ki doluyken, kocaman oluyor ve lombur lombur sallaniyor arka iki bacaginin arasinda...
bu hayvanlarda butun gun ayakta, yuruyorlar... bu memeler bacaklarina carpip duruyor...
Benim sorum su ... Neden pisik olmuyorlar...
Haydi verin cevabini .... neden pisik olmuyorlar...

Ilk Paylasim...

Merhablar,

Yollarda, uykularda, yerken, icersen, duruken... Benim ve dostlarin akillarina takilan hayata dair bazen absurt bazen mantikli ama cogunlukla komik konulari size de soracagim...
Bakalim neler diyeceksiniz??
Herkese eglenceli zamanlar...